Yeni Doğan Bebeklerimiz İçin Bu Konuda Endişelenmemiz Yersiz

İnsanlar bazen gerekli otoritenin seviyesi konusunda karmaşaya düşer. Eski zamanlardaki gibi verilmesi gereken terbiyenin ağır dayaktan geçtiği düşünülen bir döneme geri dönmeyi elbette istemiyoruz. Ama hala “eğer her ağladığında çocuğu kucağına alırsan şımarır” ya da “bundan sonra hep kucak ister” gibi ikazların çok yaygın olduğu da bir gerçek. Buna göre çocuklarımızın isteklerine çok fazla boyun eğmemizin iyi bir şey olmadığı konusunda eskiden gelen yaygın bir inanış vardır.Çünkü onlar sizi kandırmak veya onlara olan zaafınızdan faydalanmak gibi düşüncelere sahip değiller. Bu yüzden sınırlara ihtiyacınız yok. Ama artık bir çocuk olmaya başladıklarında bebekler etraflarındaki insanları etkileyebileceklerinin farkına varır. İşte bu zamanlarda hem kendi güvenlikleri hem de yaşadıkları çevreye daha uyumlu bir insan olmaları için belirlediğiniz sınırları yürürlüğe koymanız gerekir.

Otorite Konusunda Nasıl Davranmalıyız?

Bu noktada otoriteye ihtiyaç duyulması önemlidir. Ama otorite konusunda nasıl davranmalıyız? Araştırmalardan çıkan sonuçlara göre sınırlar belirleyen fakat belirlenen sınırları açıklayıp çocuğuyla bir uzlaşmaya varan “güven veren kuralcı ebeveynlik” anne babalık modelleri arasında en iyisidir. Eğitimleri açısından bakarsak anne babası kuralcı bir tutum izleyen çocukların okulda daha başarılı oldukları gözlenmiştir, ayrıca sosyal yönden incelendiğinde bu çocukların okullarında arkadaşlarına nazaran daha popüler ve girişken olmaları dikkat çeker. Anne babası “baskıcı-otoriter ebeveynlik” modelini izleyen çocuklarsa arkadaşları arasında daha az sevilen, okulu sevmeyen ve eğitimlerinde başarılı olamayan bireylere dönüşmeye daha eğilimli olur. Bunun sebebi fazla eleştiren anne babaya sahip olmanın bir sonucu olarak çocuğun kendine güvenini kaybetmesi olabilir.